Diner’in sergisi Art On Pera ve Piyalepaşa’da 22 Nisan’a kadar görülebilir: Bilinmezliğin ‘Tekinsiz Halleri’

Düşündüğünüzde insan olarak her yeni günde çeşitli “tekinsiz” deneyimler yaşıyoruz. Ruh halimiz bu deneyimlerle mücadele ediyor, farkında bile olmuyoruz. Sonra bir gün sıkıntılarımız üst üste geldiği için ya da artık daha fazla katlanamadığımız için bir şekilde açığa çıkıyor, belki sağlıklı bir biçimde belki de sağlıksız…

‘İKİ BOYUTLU NOTLAR’

Mert Diner, sıkıntılarını “sağlıklı” bir biçimde dışavuranlardan; sanatıyla. Sergisi de sanatçının geçen yıllarda, özellikle pandemi sürecinde yaşadığı kişisel sorunların bir dışavurumu. Belirsizlik, bilme ve açıklığa kavuşturma arzusu, aynı zamanda üstünü örtme, lekeler ve boşluklar etrafında şekillenen düşünme ve üretme pratiğini izleyiciye açıyor. Sanatçı serideki işleri şöyle tanımlıyor: “Bu seriye ait olan resimler, bilmediklerime, gizlediklerime bakma cesareti gösterdiğim bir sürecin ve bu süreçte koca bir bilinmezlikle yüzleşmenin yarattığı hallerin, zamandaki iki boyutlu notlarıdır.”

Diner’in tablolarında tekinsizliği hissediyorsunuz. Uzaktan baktığınızda fark edemediğiniz “tekinsiz” dokunuşları yakınlaştıkça fark ediyor, hatta bambaşka hissetmeye başlıyorsunuz.

Diner, atölyeye gitmediği günler anksiyetesinin arttığını söylüyor. Ama 6 Şubat depremlerinden sonra da uzun süre atölyesine adım atamamış, “Hayatımda atölyeye gitmediğim en uzun süreçti” diyor.

ALTI FARKLI HİKÂYE…

Diner’in sergi yazısının altında Deniz Kırkalı’nın imzası var. Sıradan bir sergi bülteni yerine “Tekinsiz Durumlar için Hikâyeler” başlığı altında 6 farklı hikâye oluşturmuş Kırkalı. Diner de sergilerinde genelde “orijinal” sergi yazıları yazılmasını daha çok tercih ettiğini söylüyor. Sergi 22 Nisan’a kadar görülebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir